Çok acayip bir iş hayatı problemim var günlerdir, 3 ay önce bir aydınlatma şirketinde ev cini olarak işe başladım, hemde böyle title'lı maytıllı vasıflı masıflı. Gel gelelim vaatler ve klasik patron yalanlarıyla bir tecrübe daha başlamış oldu.
7 erkek, benle beraber 3 kadın çalıştıran bu şirketimsi şey; kurumsallığa bok atan, tonlarca para kazanan bir aile şirketi, eh iyi güzel bize ne... Gel gelelim ben bu arkadaşların bu kadar pislik içinde yüzdüğünü, hijyen düşmanı olduğunu bu işi kabul ederken kavrayamadım okuyucu, anlayamadım, sakladı puştlar. 15 günde bir gelen gündelikçinin 9:00-14:00 arası çalıştığı düşünülürse, hayal etmeniz hiçte zor değil...
Efendim, çalıştığımın ikinci günü şirkette olan 2 adet kaka-haneyi analiz ettim, sonuç olarak patronların girdiği kaka-hane güllük gülistanlıkken, ev cinlerine tahsis edilenin Eminönü alt geçitteki umumiden farkı olmadığını, koku olarak da kurbağalı dereye rakip olacağını anladım... Hemen bilumum özgüvenimi takınarak, patronların odasına daldım ve "Dudey'ler benim buraya sıçmam imkansız ?' diyerek hızlı bir giriş yaptım. Akabinde daha evvel mikrop kapıp kuku bronşiti olduğumu, daha ileri safhada rahmimin alınma riski olduğunu abartarak anlattım. Bunlarda "hede hödö o zaman sen bizim kaka-hanemizi kullan, hassas göt " dediler. Son kelimenin vurgusunu duyman gerekirdi okuyucu... G harfindeki vurgudan anladım ki beni düşman bellediler, onların kakalarının üzerine kaka yapacağım fikri, öyle delirtti ki onları bağırsaklarımı koparmak istediler.
Günler günleri takip etti benimle beraber yeni başlayan bir diğer ev cini arkadaşıma da bu tuvaleti kullanma izni verdiler.Ta ki bu pazartesi gelene dek. "Personelin, hijyenik kaka-haneyi kesinlikle kullanması yasaktır." yazılı bir mail dı dın dın dı dınn! E be göt, e be yavşak! Ne oldu şimdi? 3 ay geçti diye benim hijyen algım mı değişti?
Ben tabi bu sinirle kafamı çalıştırıp, patronların dışarı çıkışlarına göre, sinsice kaka-hane'yi ziyaret etme kararı aldım.
Herşey güzel gidiyordu, ama bu paranoyakların dışarıdayken ofisi izleyecek kadar deli olduklarını düşünemedim okuyucu! Sözde 'güvenlik' kameralarımız, ofis içinde milleti huzursuz etmek için oraya buraya yerleştirilen bu güzide teknoloji, benim sonumu getirdi.
Bugün öğlen saatlerinde patronların "siz bizi anlamadınız herhalde" mailinden sonra kendimizi iki büklüm kaka savunması yaparken bulduk. Ağzımdan "ama ben çok sıkışmıştım ki, altıma yapardım ki" diye saçma sapan şeyler çıktı... Meğer bu piçozlar, kaka-hanedeki boklu mendil dolu olan çöp kovasını boşaltmadığımız için cezalandırmışlar bizi ! Koduğum birde utanmadan "nolucekti yeeaaa elinize mi yapışır alsanız " demez mi? Ulan at pipisi, ulan keline sıçtığım bağsur olda oturama inşallah. O an kovsalar keşke diye düşünürken, sırıtarak projemizin başına yolladılar bizi 3 dakika sonra da ıslık çalarak afilli kaka-haneyi kullandılar :( İşte böyle okuyucu sen sen ol küçük yerin kendini büyük sanan, sonradan görme patronlarından uzak dur, yoksa mimar mısın gündelikçi misin ayrımını yapamaz, seni kabız ederler!
Öneri #2 : Contemporary art'a kafa yorun derim, kafa açıyor evet ama sapıkça da iyi geliyor. "O zaman ben de yere sıçayım, kakam sanat olsun" dediğinizi de duyar gibiyim. Eheem
Not: Evet, aynen contemporary art lan, tam Türkçesi yok bunun.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder